KUZEYEGEHABER-Antik dönemlerde, kentlerin kuruluş yerleri su kaynaklarına göre seçilmiştir. Myrina Kenti, su kaynaklarından zarar görmemesi için 2 tepe üzerine inşa edilen Ege kıyılarındaki ilk yerleşimlerden birisidir. Alüvyonların birikimiyle kıyıdan uzaklaşan Milet ve Efes’den farklı olarak Myrina; denizin yükselmesi ile liman bölgesi 4 m. civarı su altında kalmıştır.
Antik dönemde Çandarlı Körfezi kıyılarında; Pitane, Elaia, Gryneion, Myrina, Cyme kentleri, karada; Larissa(Buruncuk), Tisna (Uzunhasanlar), Aigai (Yuntdağ-Manisa) ve adı bilinmeyen Güzelhisar bölgesi yerleriyle dinamik ekonomik alanlardır.
Bu gün Aliağa’nın mahallesi olan Güzelhisar’ın adının ne olması gerektiği 1700-1920 li yıllarda tartışılmış, bir sonuca varılmamıştır. Gezgin, Texier Felix Marie Charles (Fransız mimar ve arkeolog)’ın 1836 yılının şubat ayındaki Güzelhisar gözlemleri:
“Bir tepeye kurulmuş olan Güzelhisar Köyünü gördük. Burada çok su kaynakları bulunuyor. Bu nedenle, Yörükler tarafından sıklıkla ziyaret ediliyor. Bu kaynaklardan birisi Yörüklerin ibadet etmek için uğradıkları yerin yakınındadır. Burayı” mihrap” olarak adlandırıyorlar ve yönlerini Mekke’ye dönmekteler. Burada çok sayıda mimari parça gördüm ve kopyaladım. (Güzelhisar’lıların “çingen çeşmesi” dedikleri yer.)
Kopyalanan yazı:
“La pretvesse Antis a elece un autel…”ve lotus çiçeği motifleri.”
(Rahibe Anthis bu sunağı, tanrıça Kore Mise’ye adadı.) Kelimenin değiştirilmiş haliyle sanırım PERSEPHONE’ diğer adını yakalayabiliyorum. Çevrede oldukça büyük mermer bloklar var. Bu parçalar başka yerlerden buraya getirilmiş olamazlar. Mermerler şu an devşirme olarak çevrededir.
Persephone: Baharın uyanışını ve yeraltının sessizliğini temsil eder.
Güzelhisar’ın, Karahayıt Bölgesinde ki açık hava tapınağı ve Balaban Deredeki doğal yapı Persephone Tapınağının varlığını güçlendiriyor. Balaban deresi, Güzelhisar Ovasını dengeli bir şekilde sulamaktadır. Çandarlı Körfezi, kıyı bölgesinin Persephone Tapınağı gereksinimi, tarım toplumlarında yüksek değerliklidir.
Titnaios (Güzelhisar Çayı):
Bölge antik çağlardaki gibi her alanda öncülüğe hazırlanmalıdır. Yazar Plinios’a göre, bu nehrin civarında “Titanus” adında bir şehir bulunmaktaydı. Efsaneye göre, tanrılarla savaşan Titanların izlerini taşıyan kutsal alanlardır. Nehrin isminin bu kökten gelmesi, suyun “ULU”, ” devlere uygun” olduğu inancını pekiştirmiştir.
Titnaios nehri, Yunt Dağları ve Dumanlı Dağlarının zirvelerinden doğar. Dağlardaki kutsal güçlerin bereketinini vadilere taşır. Nehir denize döküldüğü noktada Amazon kadınlar tarafından kurulan Myrina antik kenti ile buluşur. Dağlardaki tanrıçaların ve su perilerinin (nympha) gözyaşları geçtiği toprakları yeşertir.
Aliağa Belediyesinin, battı çıktının üstüne diktiği Manisa Yuntdağ’da bulunan Aigai sütunun yerine Aliağa’lı Titnaios sütunun dikilmesi daha uygun olacaktır…



