Aiolis Bölgesi, İzmir-Bayraklı’dan Çanakkale’ye kadar uzanan anakara ve denizde Midilli-Limni adalarını içine alan ege kıyılarıdır.
Aiolis ismi yıllarca; “Aiolos” sözcüğü ile karıştırılarak, “rüzgarlı bölge” olarak dilimize çevrilmiştir. Aiolos: Helen’in oğlu rüzgarların efendisi, mitolojik bir ata kavramıdır.
Aiolis kelimesinin kökeni,”hareketli”,”parlak”,”değişken”, veya “renkli” anlamlarına gelir. Aiolis bölgesi; sarp, ormanlık alanlar içerir. Bereketli tarım alanlarını, Hermos(Gediz nehri), Titnaios (Güzelhisar Çayı), Kaikos (Bakır Çay) beslemektedir. Bu akarsuların getirdiği alüvyonlar sayesinde bölge, antik dünyanın tahıl ve zeytinyağı ambarıydı.
Aiolis’i mimaride ölümsüz kılan özellik, Aiol sütun başlığıdır. İyonların kıvrımlı sütun başlıkları yerine, Aiol başlıkları, palmiye yapraklarını andıran, dikey ve yukarı doğru açılan bitkisel motifler içerir.
Aiolleri tarihciler; “gelenekçi” ve “toprakla iç içe” yaşayanlar olarak tanımlar. Şair Sappho ve Alcaeus’u bu kültür havzası yetiştirmiştir.
GECE
Battı artık ay,
Ülker yıldızları da.
Gece yarısı oldu,
Geçip gidiyor zaman,
Bense yatıyorum tek başıma…
(Mtylene’li şair Sappho)
Çandarlı Körfezi kıyıları antik dönemin yıldızıdır. Aliağa’da mübadele tamamlanınca, 1920’li yılların sonunda Mehmet SAKA (1894-1990), Trabzon-Sürmene-Yeniay’dan Manisa’da bulunan babasını da alarak bir gece Samurlu Köyünde konakladılar. Ertesi gün, bu gün Çamlık İlkokulunun bulunduğu sığır yolu tepesinden; Aliağa’yı, Çandarlı Körfezini, Güzelhisar Ovasını, Myrina’yı, Biçerova’yı, Dumanlı Dağı eteklerini, Yuntdağ düzlüklerini seyrettiler. Aliağa’da yaşamaya karar verdiler. ( Aynı tepeden, Aliağa Kaymakamı Hüseyin Eker ile birçok kez Aliağa’yı gözlemledik.)
Mehmet SAKA, taka kaptanıydı. Karadeniz de kaptanın her seferi o yıllarda kişilere bir ansiklopedi bitittrir ve 29 harfden sonrasını arattırırdı. İnsan ilişkileri çok güçlüydü. Denizcilik terimleri, gürcüce, rumca, tayfalarını yönetecek kadar bilirdi. Ticareti bilen, davranışlarından insanları anlayan yetkin insandı. Varlıklıydı. Ortaklık kurmaktan çekinmezdi.
Ayvalık’ta olan yakın arkadaşı Mehmet KIVIRCIK’ı Aliağa’ya çağırdı.1940’lı yıllarda; balıkçılık hayvancılık, mandıra işletmeciliği, otobüs işletmeciliği, zeytinyağı fabrikası, değirmen, pamuk çırçır işletmesi, benzin istasyonu, tuhafiye, bakkal dükkanı, fırın, otel, lokanta işletmeciliği alanlarında faaliyet yürüten SAKA Kollektif Şirketinin kurucusu ve sahibidir.
Saka Kollektif şirketinin Menemen çarşıda zahire dükkanı, Karşıyaka çarşıda dükkanı, Alaybey semtinde yap-sat inşaat firması Aliağa dışındaki faaliyetlerindendi.
Mehmet Saka, Aliağa ve tüm Köylerinden yüksek okulda okuyan öğrencilere maddi manevi yardım ederdi.
1985 yılında yaptırdığı okulu, M.E.B. lığına bağışlamıştır. Dönemin cumhurbaşkanı Kenan EVREN okul açma töreninde, Mehmet Saka’ya sordu:
-Kaç çocuğun ve torunun var.?
-9 çocuğum ve 30 torunum var.
-Desene, bu okulu kendine yaptırdın…



