KUZEYEGEHABER-Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda grubu bulunan siyasi partilerin temsilcilerinden oluşturulan ortak rapor yazım ekibi, beşinci toplantısını tamamladı.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un başkanlığından gerçekleştirilen ve yaklaşık iki buçuk saat süren toplantının ardından TBMM Başkanlık binasından birlikte çıkan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ve MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
MHP “UZLAŞTIK” DEDİ CHP “UZLAŞMA YOK” DEDİ
MHP’li Yıldız gazetecilerin “Umut hakkında bir uzlaşma oldu mu?” sorusuna, “Uzlaştık, uzlaştık” diye yanıt verdi. Yıldız, bir sonraki toplantının önümüzdeki hafta olacağını kaydetti.
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ise X hesabından yaptığı paylaşımda, “Başlık gerçeği tam yansıtmıyor maalesef. Görüntüde de yer aldığı gibi hiçbir konuda tam uzlaşmadığımızı, her konuyu konuştuğumuzu ve partilerin birbirine yaklaştığını ama mutabakat olmadığını ısrarla söylüyorum” dedi.
İMAMOĞLU’NUN ESKİ DANIŞMANI ÖZKAN’DAN CHP’YE UYARI
Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı İbrahim Özkan, CHP’nin terörist Öcalan’a umut hakkı konusunda karar vermesi gerektiğini belirterek, şehitlerin aziz hatırasını, devletin terörle mücadelesindeki kararlılığını ve milletin adalet duygusunu açıkça savunan bir duruş sergilemesi gerektiğini ifade etti.
‘MİLLİYETÇİ SEÇMEN SLOGAN DEĞİL GÜVENCE DUYMAK İSTER’
Özkan, Toplumun geniş bir kesimi için bu meselenin pazarlık konusu olmadığını belirterek, dolayısıyla CHP’nin teröre karşı tavizsiz, devleti zayıf gösteren hiçbir düzenlemenin yanında durmayacağını net biçimde ifade etmesi gerektiğinin de altını çizdi.
Milliyetçi seçmenin, CHP’den slogan değil güvence duymak isteyeceğini söyleyen Özkan, “Devletin birliği, vatanın bütünlüğü ve adaletin caydırıcılığı kırmızı çizgimizdir.” Bu netlik sağlanmadan atılacak her adım, CHP’yi anlatmak yerine anlaşılmayan bir pozisyona iter” dedi.
X hesabından paylaşımda bulunan Özkan şunları söyledi,
“Benim bakış açıma göre Cumhuriyet Halk Partisi, “Umut Hakkı” konusunda en net ve en berrak çizgiyi milliyetçi hassasiyetleri gözeterek koymak zorundadır. CHP’nin tavrı, “hukuk” söylemiyle muğlaklaşan değil; şehitlerin aziz hatırasını, devletin terörle mücadelesindeki kararlılığını ve milletin adalet duygusunu açıkça savunan bir duruş olmalıdır.
Toplumun geniş bir kesimi için bu mesele pazarlık konusu değildir; dolayısıyla CHP, teröre karşı tavizsiz, devleti zayıf gösteren hiçbir düzenlemenin yanında durmayacağını net biçimde ifade etmelidir. Milliyetçi seçmen, CHP’den slogan değil güvence duymak ister: “Devletin birliği, vatanın bütünlüğü ve adaletin caydırıcılığı kırmızı çizgimizdir.” Bu netlik sağlanmadan atılacak her adım, CHP’yi anlatmak yerine anlaşılmayan bir pozisyona iter…”
Kaynak: Yeniçağ



