KUZEYEGEHABER-Naci Görür, Marmara Denizi ve çevresindeki fay sistemine ilişkin süren bilimsel tartışmalar hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Özellikle Science dergisinde yayımlanan ve Marmara Fayı’nda 7,4 büyüklüğünde bir depremin olasılığının yüksek olduğuna vurgu yapan çalışmadan sonra yapılan yorumlara tepki gösterdi.
Görür’e göre asıl sorun, depremin olup olmayacağından da öte bu gerçeğe rağmen atılmayan adımlar.
“KAHVE SOHBETİYLE BİLİM OLMAZ”
Sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Görür, bilimsel tartışmaların yüzeysel yürütüldüğüne vurgu yaptı. Marmara’nın depremle oluşmuş bir iç deniz olduğuna vurgu yapan Görür, “Eğer Marmara’yı en son belirli bir ayrıntı düzeyinde 1999’da inceleyebiliyorsanız, ortada zaten bir eksiklik vardır. Bilim durmaz. Eksik kalan ne varsa tamamlanır, yayınlanır ve dünya ile paylaşılır” sözlerini sarf etti.
Bilimsel üretimin masa başı yorumlarla değil, somut araştırmalarla yapılabileceğine dikkat çeken Görür, “Kahve sohbetiyle bilim olmaz. Yazmak, çizmek, dünyada okunmak gerekir” dedi.
Marmara ve fay sisteminin yapısının büyük ölçüde bilindiğini ifade eden Görür’e göre artık yeni bir aşamaya geçilmesi gerekiyor. Deprem mekanizmasının net olduğunu vurgulayan Görür, esas meselenin hazırlık olduğunu vurguladı.
Tarihsel kayıtlara işaret eden Görür, İstanbul’un geçmişte defalarca büyük depremler yaşadığını hatırlattı.
Görür’ün açıklamalarında en dikkat çeken bölüm ise şu sözler oldu:
“Bu kentte tarih boyunca 7’nin üzerinde çok sayıda deprem yaşandı. Ölümcül soru şu: Neden İstanbul’u ya da başka şehirleri, bu deprem gerçeğini bilmemize rağmen deprem dirençli hale getirmiyoruz?”
Bu çıkış, deprem riskinin yalnızca akademik olasılık hesaplarıyla değil, şehirlerin dayanıklılığı üzerinden ele alınması gerektiği tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
1766’DAN BU YANA BİRİKEN GERİLİM…
Science’ta yayımlanan çalışmada, Marmara Denizi altındaki Kuzey Anadolu Fayı’nın kilitli segmentinde uzun süredir enerji biriktiği vurgulanmıştı. Araştırmaya göre, 1766’dan bu yana kırılmayan bu bölümdeki gerilim, İstanbul açısından ciddi bir risk oluşturuyor.
Bilim dünyasında bazı isimler Marmara’da kırılacak fay kalmadığını savunsa da, Görür bu yaklaşımın tehlikeli bir rehavete yol açabileceği görüşünde. Uzmanlara göre asıl ihtiyaç, riskin inkârı ya da tartışması değil, kentin depreme karşı dayanıklı hale getirilmesi.
Kaynak: Yeniçağ



